Annemin Aşuresi

annem_asure.jpg

Annemin Aşuresi mahallede pek bir meşhurdur. Muharrem ayı girer girmez komşular anneme “Ne zaman aşure pişireceksin?” diye sormaya başlarlar. Annem kesinlikle muhteşem bir lezzette ve kıvamda pişiriyor. Bende gün içinde annemi arayıp defalarca “Pişti mi anne?” diye sordum. Akşam anneme gittiğimde ilk işim yemekten önce bir kase aşure yemek oldu. Eşim “Anne Hülya bir yıl zor beklemiş, en iyisi 6 ay sonra tekrar pişir de rahatlasın ” dedi :) Alemim ya, dayanamıyorum ne yapayım ;)

Anneciğim ellerine sağlık!

Annemin Aşuresi

Malzemeler:

  • 1/2 kg aşurelik buğday
  • 2 su bardağı kuru fasülye
  • 2 su bardağı nohut
  • 1 su bardağı pirinç
  • 2 kilo tozşeker (Miktarı damak zevkinize göre ayarlayın)
  • 150 g kuru kayısı
  • 100 g çekirdeksiz kuru üzüm
  • 50 g kuş üzümü
  • 50 g dolmalık fıstık
  • 1 adet portakalın doğranmış kabuğu
  • 15 adet karanfil
  • Su

Üzeri İçin:

  • Ceviz içi
  • Fındık içi
  • Nar
  • Tarçın
  • Doğranmış kuru incir

Yapılışı:

1. Bir gece önceden aşurelik buğday, kuru fasülye ve nohutu iyice yıkayın ve ayrı kaplarda oda sıcaklığındaki suyla ıslatın.

2. Bu üç malzemeyi ayrı tencerelerde, ıslattığınız suyu boşaltmadan ve üzerine su ilave ederek yumuşayıncaya kadar pişirin.

3. Aşureyi pişireceğiniz tencereye pişmiş buğday, kuru fasülye ve nohutu aktarın. Üzerine pirinç, doğranmış kuru kayısı, kuru üzüm, kuş üzümü, dolmalık fıstık, doğranmış portakal kabuğu ve karanfilleri ekleyin. Eğer suyu azaldıysa sıcak su ilave edin. Arada karıştırarak pişirin. Kuru kayısı ve pirinç yumuşadığında toz şekeri ekleyin ve karıştırın. Yaklaşık 30 dakika koyulaşıp kıvama gelinceye kadar kaynatın. Ocağı kapatın.

4. Kaselere boşaltıp üzerini istediğiniz malzemeyle süsleyin.

Afiyet olsun…

Zeytinli Kekikli Milföy Börekçikleri

zeytinkekik.jpg

zeytinkekik_1.jpg

Börekçiklerimi pazar günü eşimle maç izlerken atıştırmak için beş çayına pişirdim. Milföy hamurundan yapıldığı için hazırlanması 3 dakika falan sürdü :) Piştiğinde eşim “bunları ne zaman yaptın” dedi. Sıcak sıcak çayın yanında yedik. Zeytin ve kekik uyumunu çok seviyorum. Haftasonu kahvaltılarınızda misafirlerinize pişirebileceğiniz bir lezzet…

Dün akşam da eşimin kardeşleri ve kayınvalidemler çaya geldiler. İşten gelir gelmez, hemen bu börekçiklerden pişirdim ve afiyetle yedik. ;)

Zeytinli Kekikli Milföy Börekçikleri

Malzemeler:

  • 4 kare milföy hamuru
  • 2 yemek kaşığı zeytin ezmesi
  • 2 çay kaşığı kekik
  • 2 diş sarımsak

Üzeri İçin:

  • 1 adet yumurta sarısı
  • 1/2 çay kaşığı pekmez
  • Mavi haşhaş tohumu
  • Çörek otu

Yapılışı:

1. Milföyleri yumuşaması için tezgahın üzerinde 5 dakika bekletin. Her kareyi ortadan ikiye kesin ve 2 adet dikdörtgen hamur elde edin. (4 kare milföyden, 8 adet börekçik çıkıyor.)

2. Bir kasede zeytin ezmesi, kekik ve dövülmüş sarımsağı karıştırın. Dikdörtgen milföy hamurunun kısa kenarının birine bir çay kaşığı kadar iç malzemesi sürün ve diğer kenarı üzerine kapatın.

3. Islatılmış fırın tepsisine börekçikleri dizin ve üzerine yumurta sarısı+pekmez karışımını sürün. Üzerine haşhaş tohumu ve çörek otu serpin.

4. Önceden ısıtılmış 200 derece fırında kızarıncaya kadar pişirin.

Afiyet olsun…

Portakallı Ev Kurabiyesi

portakalli_evk.jpg

portakalli_evk_1.jpg

Cumartesi günü İstanbul’da kar atıştırdı. Kar yağınca en büyük zevkim pencerenin kenarında bir fincan sıcak çayla birlikte kurabiye veya kek yemek oluyor. Hemen Derya’yı aradım ve bana çağırdım. Derya bize geldiğinde rahat dururmuyuz, hemen mutfağa girdik ve eski günlerdeki gibi Portakallı Ev Kurabiyesi yapmaya başladık. İkimizin klasik tarifidir ;) Eskiden bu kurabiyeleri pişirdiğimiz günlerde neler yaşadığımızı düşündük, sohbet ettik…

Sonra birden sadece kurabiye olmaz ve yanına çabuk hazırlanabilecek birşeyler yapmalıyız dedik. Derya “makarna salatası yapalım abla” dedi bende hemen ekmek makineme esmer ekmek malzemelerini koydum, yanına da çemen ve tahin-pekmez yaptık ;) Kurabiyelerin pişmesini zor bekledik, hemen afiyetle yedik. Fotoğraf çekmeye zaman kalmadı, yukarıdaki fotoğrafları pazar sabahı çekebildim :)

Portakallı Ev KUrabiyesi

Malzemeler:

  • 250 g margarin
  • 4 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 1,5 su bardağı toz şeker
  • 1 adet portakalın rendelenmiş kabuğu
  • 1 adet portakalın suyu
  • 3 adet yumurta (Birinin akı ayrılacak)
  • 1 tatlı kaşığı karbonat
  • 1 çay kaşığı mahlep
  • 7-8 bardak un

Üzeri İçin:

  • 1 adet yumurta akı
  • 2 yemek kaşığı toz şeker
  • 2 yemek kaşığı damla çikolata
  • 2 yemek kaşığı ceviz içi

Yapılışı:

1. Toz şeker ve yumurtayı mikserle orta hızda çırpın. Köpük Köpük olduğunda içine karbonat, mahlep, portakal kabuğu rendesi, portakal suyu ve 1 yemek kaşığı un ekleyip çırpmaya devam edin.

2. Malzemeler iyice karıştığında yumuşamış margarin, sıvıyağ ve unu ekleyip elinizle yoğurun.

3. Kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edin. (Eğer verdiğim un miktarında elleriniz hamura yapışıyorsa, miktarı arttırabilirsiniz.)

4. Hamurdan ceviz büyüklügünde parça koparın ve avucunuzda yumurta şekli vererek önce çırpılmış yumurta akına sonra istediğiniz üst malzemesine batırın. (Yumurta büyüklüğünde de yapabilirsiniz.) Yağlı kağıt serilmiş tepsiye 3-4 cm aralıklı olacak şekilde dizin. (Kabarıyor birbirine yapışabilir.)

5. Önceden ısıtılmış 170 derece fırında açık kahverengi oluncaya kadar pişirin.

Not: 2 büyük fırın tepsisi kurabiye çıkıyor, eğer fazla sayıda yapmak istemiyorsanız malzeme miktarlarını yarıya indirebilirsiniz.

Afiyet olsun…

Brokoli Gerçeği Ve Düdüklü Tencerede 4 Dakikada Pişen Yemek

zeytinyagli_brokoli_2.jpg

Brokoli ülkemizde 1-2 yıldır var olmasına rağmen kökeni Roma İmparatorluğu’na kadar dayanmaktadır. İsmi İtalyanca’dan gelmektedir (Broccoli).Özellikle Akdeniz sahillerinde yetiştirildiğine dair söylentiler vardır.

Biraz brokoli tarihinden bahsettikten sonra gelelim brokolinin faydalarına; brokoli A, E ve C vitaminleri içermektedir. Aynı zamanda içinde bağışıklık sistemimizi güçlendiren maddeler vardır ve doğal antibiyotik görevi görür. İçerdiği bitkisel hormonlar vücudumuzdaki hormon dengesini düzenlemeye yardımcı olurlar. Lifli yapısı ise toksinlerin uzaklaştırılmasında etkilidir ve bağırsakların çalışmasını düzenler. Günümüzde dünyada araştırma yapılan sebzelerde brokoli, beyaz lahana, turp, domates ve havuç ön sıralarda yer almaktadırlar.

Pişirdiğim Zeytinyağlı Brokoli ise hafta içi hafif ve mideyi rahat tutacak şekilde beslenmek isteyenler için ideal bir yemek. Eğer düdüklü tencerede pişirirseniz tam 4 dakikada pişiyor ;) Düdüklü tencereniz yoksa normal tencerede de pişirebilirsiniz. Henüz brokoliyle tanışmayanlar için yazıyorum, öyle rahatsız edici bir kokusu bulunmuyor; karnabahara benzediği için öyle koktuğunu düşünebilirsiniz ama kokmuyor. Son derece yararlı olan bu sebzeyi tüketmenizi tavsiye ediyorum. Bu arada Zeytinyağlı Brokoli, iyi kızarmış bir bifteğin yanına garnitür olarak çok yakışıyor.

Zeytinyağlı Brokoli

Malzemeler

  • 1 paket brokoli
  • 1 adet kurusoğan
  • 2 adet patates
  • 2 adet havuç
  • 1 adet domates
  • 1/2 su bardağı bezelye
  • 2 diş sarımsak
  • 4 yemek kaşığı zeytinyağ veya sıvıyağ
  • 1 çay fincanı su
  • Tuz
  • Süslemek için dereotu

Yapılışı:

1. Brokolilerin uzun saplarını kesip bıçağın ucuyla çiçeklerini ayırın ve yıkayın. Patates ve havuçları 2 cm’lik küpler halinde doğrayın.

2. Soğanları küçük küçük doğrayın ve pembeleştirin. Doğranmış domatesi ilave edin ve 1-2 kere çevirin. Patates, havuç, brokoli, bezelye ve sarımsakları ekleyin. 3-4 kere tahta kaşıkla çevirerek kavurun. Tuz ve suyu ekleyin.

3. Düdüklü tencerede pişiriyorsanız kapağını kapatın ve düdük ötmeye başladıktan sonra 4 dakika pişirin. Akan musluğun altında tencerenin buharını boşalttıktan sonra kapağını açın. Normal tencerede pişiriyorsanız kısık ateşte sebzeler yumuşayıncaya kadar pişirin.

4. İsterseniz dereotuyla süsleyip servis yapabilirsiniz.

Afiyet olsun…

Haftasonu Ballıkayalar'da Doğa Yürüyüşü…

img_4117.jpgimg_4206.jpg

Pazar sabahı arkadaşımız Yavuz aradı; Özge ve Mustafa’yı da alarak bize doğru yola çıktıklarını söyledi. Kendimizi doğaya atalım değişiklik olur deyince; günü değişik birşeyler yaparak geçirme fikri hoşumuza gitti ve Ballıkayalar’a doğa yürüşü yapmak için yola koyulduk. İstikamet Ballıkayalar Tabiat Parkı ;)

Ballıkayalar Tabiat Parkı İstanbul’a yaklaşık 55 km uzaklıkta İzmit’in Gebze İlçesi’ne bağlı Tavşanlı Köyü’nde bulunuyor. 1995 yılında tabiat parkı haline getirilmiş olan bu kanyon doğa sporu yapanların gözdesiymiş. Ballıkayalar, bizim gibi havanın güzel olmasını değerlendirmek isteyenlerle doluydu. Kimileri piknik yaparken, kimileri fotoğraf çekiyordu; çoğunluk taşlara tepelere tırmanarak doğa yürüyüşü yapıyordu. Özellikle dik kayalara tırmanan dağcılık ekipleri benim oldukça ilgimi çekti.

img_4125.jpgimg_4215.jpg

Havanın güneşli olması bir sürü güzel fotoğraf karesi yakalamam için bulunmaz bir fırsattı. Özellikle aşağıdaki yeşil başlı ördeklere bayıldım. Nasıl da süzülüyorlar baksanıza…

img_4092.jpgimg_4095.jpg

Tabiat parkında dolaşırken liseden arkadaşlarıma rastladım, iki kız kardeş Nurhan ve Beyhan. Beni görünce çok şaşırdılar :) Sarıldık eski günlerden bahsettik, ikisi de evlenip Tavşanlı Köyü’ne yerleşmişler. Şehrin gürültüsünden ve kirli havasından uzaklaştıklarını söylediler. Nurhan’ın bebeği olunca annesini de oraya aldırmış. “Biz buraya yürüyerek her haftasonu geliyoruz, temiz hava alıyoruz, keyifleniyoruz” dediler. Eski dostlarla karşılaşmak çok güzel…

img_4187.jpgimg_4127.jpg

img_4135.jpgimg_4180.jpg

Karanfilli Tarçınlı Elmalı Kek

elmali_kek.jpg

elmali_kek_dilim_1.jpg

Herşey aldığım karanfil tozuyla başladı. Tarçın gibi mis kokulu bu baharatı çok sevdiğim elmalı ve tarçınlı kekte denemek istedim. İçine birde yabancıların keklerde çok kullandığı ama bizim daha çok zeytinyağlı dolmalarda tercih ettiğimiz yenibahar koydum. Çok farklı ve alışık olmadığımız lezzette baharatlı bir kek ortaya çıktı. İçinde koyduğum doğranmış elmalar sayesinde hafif ıslak bir kek oldu ve normal keklere göre 10-15 dakika daha uzun sürede pişti. Gece geç saatte piştiği için bu fotoğrafları sabah 06:30 da çektim :) Aceleyle çekmeme rağmen insanın içini açan görüntüler ortaya çıktı. Sonrasında keki dilimleyip hemen bir kaba koydum ve servise yetiştim. Şirketteki test ekibime sundum ve hepsinden tam not aldım ;)

Bu arada kekin üzerinden 1 gün geçtiğinde içindeki baharatlar aromalarını daha bir salmışlardı ve kek çok daha lezzetli hale gelmişti.

Karanfilli Tarçınlı Elmalı Kek

Malzemeler:

  • 3 adet elma
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 3 yumurta
  • 2 su bardağı toz şeker
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 1 çay kaşığı vanilya esansı veya 1 paket vanilya (Ben vanilya esansı kullandım)
  • 3 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 çay kaşığı toz karanfil
  • 1 çay kaşığı yenibahar
  • 1/2 çay kaşığı tuz

Yapılışı:

1. Elmaları soyun ve 0,5 cm’lik küpler halinde doğrayın. Bir kasede tarçın ve elmaları tahta kaşıkla karıştırın.

2. Fırını 180 dereceye ayarlayın ve açın.

3. Unu eleyin, üzerine tuz, kabartma tozu, toz karanfil ve yenibaharı da eleyin. Tahta kaşıkla 2-3 kere karıştırın.

4. Çırpma kabında yumurtaları ve toz şekeri köpük köpük oluncaya kadar çırpın. Sıvıyağ ve vanilyayı ekleyin 1 dakika daha çırpın. Unlu karışımı ekleyin ve bütün malzemeler karışıncaya kadar çırpın.

5. Doğranmış elmaları ekleyin ve tahta kaşıkla karıştırın. Karışımı yağlanmış kek kalıbına boşaltın ve iyice kızarana kadar pişirin.

6. Soğuduğunda üzerine pudra şekeri eleyerek servis yapabilirsiniz.

Afiyet olsun…

Hakkımda Bilmediğiniz 5 Şey…

pasta.jpg

Bugünlerde günlük yazarları arasında başlatılmış bir hareket var: Mimlemek :) Sevgili Erhan da beni mimlemiş. İşte hakkımda bilmediğiniz ve ilk aklıma gelen 5 madde:

  • Market alışverişi yaparken yeni ürünleri alıp mutlaka denerim.

Yeni bir ürün gördüğümde kendimi tutamıyorum, mutlaka alıp deniyorum. Eğer yemek yaparken kullanılacak birşey ise ilgili tarifleri bulup, pişiriyorum. Direkt yenilecek birşey ise kimse beni tutamaz tadına bakmalıyım, mutlaka! En son denediğim ürün Cevizli Zeytin Ezmesi…

  • İnternetten gazete okumayı hiç sevmem.

Her sabah mutlaka Hürriyet alırım ve sabah serviste işe giderken okumaya başlarım, bitiremediğim sayfaları da eve gelince çayımı yanıma alır, büyük bir keyifle okurum.

  • Hiç sigara içmedim, tadını bilmem.

Şanslı azınlıktayım, maalesef çoğu insan sigara kullanıyor :(

  • Sevgi, saygı ve hoşgörüyü hayatımdan çıkartmayacağım kavramlardır. Ukalalıktan nefret ederim.

Giderek agresif bir toplum olmaya başladık, sevgi, saygı ve hoşgörüden uzaklaşıyoruz. Ben başta hayatımı ve ondan sonra evliliğimi bu üç temel üzerine kurdum. İnsan ne yaparsa kendine yapar, döner dolaşır onu bulur diyorum. İyilik de, kötülük de…

Kendini akıllı ve bilgili sanan aslında her işe burnunu sokmaktan başka birşey bilmeyen insanları sevmiyorum. Günümüzde ukalalık normal birşeymiş gibi algılanıyor. Ne tuhaf…

  • Futbolu seviyorum.

Galatasaray’lıyım, ofsaytı bir kerede anladım :) Turkcell Süper Lig, La Liga, Bundes Liga, Premier League farketmez bütün maçları izlerim. Maç menülerimle ilgili tarifler yazsam fena olmayacak ;)

Benim mimlediklerim Pınar, Seda, Burcu, Oya ve Ebru

Sevgiler…

Kahvaltılık Tam Buğday Ekmeği ve Çemen

tam_bugday_ekmegi_1.jpg

İşte karşınızda Pazar sabahı kahvaltımızı renklendiren iki lezzet… Çemeni severim ama hazır satılanları değil, çünkü onlar aşırı baharatlı oluyor ve bana ağır geliyor. Kendi yaptığımı tercih ediyorum.

Ekmek makineme geceden tam buğday ekmeği malzemelerini koyup programlamıştım. Sabah mis gibi ekmek kokusu içinde uyanınca yanına sevdiğim çemeni yapmaya karar verdim. Yapımı sadece 3 dakika sürüyor :) Çayın yanına çok iyi gidiyor.

cemen_dilim_1.jpg

Kahvaltılık Tam Buğday Ekmeği

Malzemeler:

  • 270 g süt
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 200 g un (Ben Söke marka kullandım)
  • 1,5 çay kaşığı tuz
  • 1 yemek kaşığı toz şeker
  • 200 g tam buğday unu (Ben Söke marka kullandım)
  • 2 çay kaşığı instant maya

Yapılışı (Ekmek Makinesinde):

1. Bütün malzemeleri oda sıcaklığına gelmesi için önceden hazırlayın. Unu eleyin. (Tam buğday ununu elemeyin.)

2. Malzemeleri yazıldığı sırada pişirme kabına ekleyin ve makineyi çalıştırın.

Program: 6 (Beyaz Ekmek Ayarı)

Kıtırlık Derecesi: 2

Ağırlık: 750 g

Yapılışı (Fırında):

1. Bütün malzemeleri oda sıcaklığına gelmesi için önceden hazırlayın. Unu hamur yoğuracağınız kaba eleyin. Üzerine Tam buğday ununu ekleyin ve elinizle harmanlayın.

2. Eğer yaş maya kullanıyorsanız, ılık sütün içinde eritin. Instant maya kullanıyorsanız direk una ekleyebilirsiniz.

3. Unun ortasını havuz gibi açın. Sütü, mayayı, sıvıyağı, tuzu ve şekeri ekleyin. Pürüzsüz bir kıvama gelinceye kadar yoğurun.

4. Kabın üzerini kapatıp, sıcak bir ortamda mayalanmasını sağlayın. (Temiz bir poşete koyup, kalorifer üzerinde çok çabuk mayalandırabilirsiniz.)

5. Mayalanan hamuru elinizle şekil vererek, çok hafif yağlanmış tepsiye koyun. Üzerine fırçayla sıvıyağ ve su karışımı sürüp, bıçakla çizik atın.

6. 200 derece fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirin. Ekmeğinizin yumuşak olması için pişirirken fırının içine su dolu, ısıya dayanıklı bir kap yerleştirebilirsiniz veya piştikten sonra üzerine bez örtüp dinlendirebilirsiniz.

cemen_2.jpg

Çemen

Malzemeler:

  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 yemek kaşığı galeta unu (Bayat ekmeklerinizi kızartıp, ufalayarak kullanabilirsiniz)
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 2 yemek kaşığı rendelenmiş beyaz peynir
  • 2 çay kaşığı kekik
  • 1/2 çay kaşığı karabiber
  • 2 diş sarımsak
  • 1/2 çay kaşığı kimyon (Ben kullanmadım)
  • 2 yemek kaşığı ceviz (Ben kullanmadım)

Yapılışı:

1. Bir kasede domates salçası, biber salçası, beyaz peynir ve galeta ununu karıştırın.

2. Baharatları, dövülmüş sarımsağı ve zeytinyağı ekleyin ve karıştırın. Kapaklı bir kaba koyup buzdolabında muhafaza edebilirsiniz.

Afiyet olsun…

Gül Pastası

gul_pasta.jpg

Size önceki günlerde bahsettiğim haftasonu lezzetlerinden biri de Gül Pastası’ydı. Bu pasta bildiğimiz kremalı pastalar gibi değil de Alman Pastası hamurunu andıran hamurla hazırlanmış Alman Çöreğidir. Hamur kalıba kıvrımlı yerleştirildiği için bu ismi almış. Elmalı lezzetleri sevenler olarak annemin ve benim hoşuma gitti. Ertesi gün işyerinde kahvaltıda çayla birlikte yedik ve arkadaşlarımda beğendi.

Aşağıda da belirttiğim gibi siz çörek tarzı sevmiyorsanız hamuru daha ince dilimleyip, normal tepsiye aralıklı olarak dizip pişirerek daha gevrek şekliyle pişirebilirsiniz. Ya da farklı iç malzemeleriyle çeşitlendirebilirsiniz. Yapımı biraz karışık gelebilir ama son derece kolay bir tarif…

gul_pasta_1.jpg

Gül Pastası

Malzemeler:

Hamur İçin:

  • 4 su bardağı un
  • 40 g yaş maya (1 paket)
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1/2 su bardağı ılık süt
  • 2 yumurta sarısı
  • 1 yumurta akı
  • 1/2 çay kaşığı tuz
  • 100 g margarin

İçi İçin:

  • 3 adet elma
  • 1 yumurta akı
  • 1 su bardağı ceviz içi
  • 1/2 su bardağı toz şeker
  • 1/2 su bardağı kuru üzüm
  • 1 yemek kaşığı portakal kabuğu rendesi
  • 1/2 çay kaşığı tarçın

Glazür İçin:

  • 3 yemek kaşığı pudra şekeri
  • 2 yemek kaşığı portakal suyu

Yapılışı:

1. Mayayı ılık süt,1 yemek kaşığı toz şeker ve 1 yemek kaşığı un ile bir kasede karıştırın. Sıcak bir yerde kabarmasını bekleyin.

gul_pasta_yapilis.jpg

2. Hamur yoğuracağınız kaba unu koyun ve ortasını havuz gibi açın. Yumurtaları, yumuşamış margarini, tuz, toz şeker ve mayalı karışımı koyup yoğurun. Hamuru dinlendirin.

3. Bu arada iç malzemesini hazırlayın. Elmaları rendeleyin toz şeker ve tarçını ekleyip orta ateşte suyu iyice bitinceye kadar pişirin. Soğuduktan sonra dövülmüş ceviz, kuru üzüm, portakal kabuğu rendesi ve yumurta akını ilave edip karıştırın.

gul_pasta_yapilis_1.jpg

4. Hamuru 0,5 cm kalınlığında merdaneyle açın ve bu malzemeyi hamurun üzerine eşit miktarda yayın. Uzun olan kenardan hamuru kıvırıp rulo haline getirin. Hamuru 4 cm kalınlığında dilimleyin ve yağlanmış tart kalıbına veya tepsiye dizin. 10 dakika daha mayalandırın.

5. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında iyice kızarıncaya kadar pişirin. Fırından çıkarınca üzerine portakallı glazür sürün.

Not: Eğer daha gevrek dilimler istiyorsanız; hamuru 3 cm genişliğinde dilimleyin ve tepsiye aralıklı olarak dizin.

İç malzemesi olarak elma yerine, ceviz ve damla çikolata da kullanabilirsiniz.

Afiyet olsun…

Enginarlı Girit Kebabı

girit_kebabi.jpg

girit_kebabi_1.jpg

Beni Enginar’la tanıştıran sevgili arkadaşım Aslı oldu. Enginarı yerken nasıl mutlu olduğunu, ve lezzetini öyle güzel anlattı ki o yaz sokağımızın başında arabasında enginar satan amcaya uğramadan edemedim. Amcadan enginarın saklama koşulları hakkında bilgi aldıktan sonra denemek için 4 adet enginar almıştım. İçi tuzlu su dolu poşetle birlikte bana verdi, bu şekilde buz dolabında 2-3 gün muhafaza edebileceğimi söyledi. Ama daha sonra pişirecekseniz enginarları buzdolabı poşetine koyup derin dondurucuda saklayabilirsiniz. Ben ilk denememden sonra enginar bağımlısı haline geldiğim için yaklaşık 20 adet enginarı bu şekilde dondurdum. Kullanacağım zaman eğer bütün olarak pişireceksem direk çözülmeden tencereye koyuyorum ama bu tarifteki gibi doğramam gerekirse limonlu suyun içine koyup yumuşamasını bekliyorum. Limonlu su enginarların kararmasını engelliyor.

Enginarda kalsiyum, potasyum, demir, manganez ve fosfor gibi maddeler bulunuyor. Ayrıca enginarda bulunan Cynarine adlı madde karaciğer, safra kesesi, böbrekler ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardım ediyor. Son derece faydalı olan bu sebzeyi geç de olsa keşfettiğim için mutluyum.

Enginarlı Girit Kebabı

(4 Kişilik)

Malzemeler:

  • 300 g dana kuşbaşı et
  • 3 adet enginar
  • 1 adet kurusoğan
  • 1 adet domates
  • 2 adet sivri biber
  • 1/2 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 su bardağı su
  • Tuz, karabiber

Yapılışı:

1. Dondurulmuş enginarları limonlu suya atın; yumuşadıkları zaman irice doğrayın ve limonlu suda bekletmeye devam edin.

2. Tencereye sıvıyağı ve etleri koyun. Etler suyunu salıp tekrar çekinceye kadar orta ateşte pişirin. Suyunu çeken ve kavrulmaya başlayan etlere küp küp doğradığınız kuru soğanı ekleyin ve kavurmaya devam edin.

3. İrice doğradığınız enginarları ve sivri biberleri ilave edip 3-4 kere tahta kaşıkla çevirin. Doğranmış domatesleri de ekleyip 3-4 kere daha çevirerek kavurun.

4. Tuz ve karabiber ekleyin. Üzerine 1 su bardağı su ilave edip, suyu bitinceye kadar kısık ateşte pişirin. Dereotuyla süsleyip, pirinç pilavının yanında servis yapabilirsiniz.

Afiyet olsun…