Çocuklardık, parlak yıldızlardık o zaman! Yeni Türkü Mest Etti…

yeni-turku.jpg

Babacıkla birlikte felekten bir gece çalalım dedik ve Yeni Türkü konserine gittik. Defne’mi anneannesine bıraktık. Zaten uyuyordu, biz gelinceye kadar da sadece mama için uyanmış ve tekrar uyumuş :)

Yeni Türkü öyle güzel çaldı ve söyledi ki, uzun zamandır böyle müzik ziyafeti çekmemiştim. Gece boyunca şarkılara eşlik edip dans etmekten bacaklarım ağrımış. Hele o “Destina” parçasını seslendirirken Derya Köroğlu müthişti. Sesi bütün İstanbul’da yankılandı. Gözlerimi kapattım ve tadını çıkardım. “Baba Bir Masal Anlat Bana” ve “Telgrafın Telleri” harikaydı.

En son Defne’m karnımdayken Teoman konserinde eğlendiğimi düşünmüştüm. Ben atlayıp, zıplarken Defne’m de bana eşlik etmişti :) Ne hoştu! Doğmuş olması da çok hoş ama karnımdaki kadar bana yakın asla olmayacak ;)

Gecenin sonunda babacıkla kızımızı deli gibi özleyerek eve döndük, onu kokladım. Kulağına Defne’mizi çok sevdiğimizi fısıldadık…

Zeytinyağlı Enginar, Son Derece Pratik Pişirme Yöntemiyle Karşınızda!

zeytinyagli_enginar.jpg

Enginar zamanı başladı, ah keşke Ayvalık’ta olsam da Cunda pazarından o güzelim tazecik enginarlardan alabilsem. Olsun bende bizim buradaki semt pazarıyla idare ediyorum ;)

Bu enginarları Derya’nın çalışma arkadaşı Sevgili Hicran’ın İspanya’dan getirdiği lezzetli zeytinyağı ile pişirdim. Çok teşekkürler Sevgili Hicran, benim gibi bir mutfak sever için çok değerli bir armağandı. Sevgiyle sarılıyorum sana…

Bildiğiniz gibi enginar son derece faydalı ve pişirdiğimizde de çok şık sunum yapabildiğimiz bir sebze olmasından dolayı davet sofralarımın vazgeçilmez zeytinyağlısı oluyor. Ben mevsiminde derin dondurucuya koyup kışın da yiyebiliyorum. Bu yazıda asıl vurgulamak istediğim ise daha önce enginar pişirmeyip; “Acaba yapabilir miyim? Uzun sürer herhalde pişiremem.” diyenler için çok kolay hazırlayabilecekleri bir tarif…

Defne odadan çıkmama izin vermediği için (pusetiyle mutfağa getiriyorum) bu aralar uzun süren yemekler hazırlayamıyorum. Yanında olmamı ve onunla ilgilenmemi istiyor :) Bızdık arkamdan ağlamaya başladı.

Tarifi okuduğunuzda çok pratik olduğunu göreceksiniz. Bu tarifi patates, havuç ve bezelye dışında iç bakla ile veya minik minik kuzu eti ekleyerek de pişirebilirsiniz. (Kuzu eti sevmeyenler dana eti ekleyebilirler ;) )

Zeytinyağlı Enginar

Malzemeler:

(4 Kişilik)

  • 4 adet soyulmuş taze enginar
  • 2 adet ortaboy patates
  • 2 adet küçük boy havuç
  • 1 su bardağı taze bezelye
  • 1 adet orta boy kuru soğan
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağ (yoksa sıvıyağ da olabilir)
  • Tuz
  • Yarım limon (enginarlara sürmek için)

Üzeri İçin:

  • Dereotu

Yapılışı:

1. Soğanı küp küp doğrayın; patates ve havuçları 1 cm karelik küpler halinde doğrayın. Enginarları yarım limonla ovun. (Kararmaması için 1-2 kere sürmeniz yeterli olur)

2. Zeytinyağda soğanı pembeleştirin içine enginarları, doğranmış patatesleri ve havuçları koyun. Tuzu ekleyin. Kısık ateşte 5-6 dakika kavurun.

3. Sebzelerin üzerine çıkacak kadar su koyun. Kısık ateşte pişmeye bırakın. Bıçağın ucuyla kontrol edin, sebzeler yumuşayınca pişmiş demektir.

4. Piştikten sonra enginarları servis tabağına alın, kaşık yardımıyla içlerine garnitürleri doldurun. Taze dereotuyla süsleyip servis yapabilirsiniz.

Afiyet olsun…

Defne'm, En güzel Hediyem!

defne_sevgisi.jpg

Yarın benim ilk anneler günüm… Sancılı geçen gecenin ardından, kızımı koklayacağım, dokunacağım ve öpeceğim anı düşünerek seni dünyaya getirdiğimde ilk cümlem ” canım kızım merhaba, ben senin annenim” demiştim. Doktor amca ve hemşire abla bana gülümsemişlerdi. Defne’min mis kokusunu içime öyle çektim ki, bir daha asla o kokuyu unutmayacağım. Süt kokulu, mis kokulu, cennet kokulu kızım benim. Sen bana en güzel hediyesin.

Sende bana gelmek için acele ettin ve kucağıma hemen geldin. Hayatımız boyunca hiç ayrılmayalım ve mutlu olalım. Hep ellerimiz kavuşsun. Hiç ayrılmasın!

Yukarıdaki fotoğrafı Defne’m uykuya dalmadan hemen önce çektim. Defne’m bana dokunmadan uykuya dalmıyor.Aşkımız çok büyük. Gece uykusunda bile kolunu beşiğinden uzatır, bende ona dokunurum ve uyumaya devam eder. O benim, ben onun sıcaklığını hissederek mutlu bir şekilde uykuya dalarız.

Bütün annelerin anneler gününü kutluyorum. Allah herkese bu duyguyu tattırsın.

Vişne Reçeli Ve Çilek Reçeli… Evde reçel yapabilir miyim? Kıvamı tutar mı? Sorularının cevabı bu yazıda…

visne_receli.jpg

Geçen hafta halamlara oturmaya gittik. Defne tüm yaramazlığı ile başroldeydi :) Halamın bahçesinde küçük sevimli bir köpeği var. Adı “Kaymak”, gerçekten de kaymak renginde… Defne onun havlamalarını hayretler içinde izledi. Defne mızmızlandığında camdan Kaymak’ı takip etti ve oyalandı.

Halam ve kızı Sevgi Abla’m çok güzel bir çay sofrası hazırlamışlardı. Bizim memleket Çanakkale’ye özgü “Yağlı Çörek” soframızın baş kahramanıydı. Onun yanında reçel, beyaz peynir ve zeytin çok iyi gidiyor. Ayrıca nefis salatalarda vardı.

Reçelden söz açıldığında halam, Sevgi Abla’mın her zaman dakikayla reçel yaptığını ve güzel olduğunu söyledi. Hemen tarifi aldım tabi ki…

Bu yöntemle henüz 2 çeşit reçel yaptım. Ama bütün çeşitler yapılabiliyormuş. Ben ikisinde de başarılı oldum ;)

Vişne reçelini annemin ağacından yazın toplayıp, dondurduğumuz vişnelerden pişirdim. Çilek reçelini ise semt pazarından aldığım kokulu çileklerle pişirdim. Reçeldeki şeker ölçüleri bizim damak zevkimize göre siz daha tatlı isterseniz tadına bakıp ilave edebilirsiniz.

Bu arada yukarıdaki fotoğrafı dün annemle çay keyfi yaparken aniden çekiverdim. Mısır ekmeği, krem peynir ve vişne reçeli üçlüsünün damağımda bıraktığı lezzet mükemmeldi.

Vişne Reçeli

Malzemeler:

  • 1/2 kg vişne (ben dondurulmuş kullandım)
  • 2 su bardağı toz şeker
  • 1 adet küçük boy limon

Yapılışı:

1. Vişneleri tencereye koyun ve orta ateşte tencerenin kapağı aralık olarak 7 dakika kaynatın. Zamanı kaynamaya başladıktan sonra tutacaksınız.

2. Vişneler sulanmış olacak ve toz şekeri ekleyin. 2-3 kere tahta kaşıkla karıştırarak şekeri yedirin. Kaynamaya başladıktan sonra 21 dakika kaynatın.

3. Limonu sıkın ve kaynamakta olan reçele ilave edin. 1-2 kere karıştırın ve 4 dakika kaynatın.

4. Kavanozlara doldurun ve afiyet olsun ;)

cilek_receli.jpg

Çilek Reçeli

Malzemeler:

  • 2 kg taze çilek (bir avuç eksik, çünkü yedim :))
  • 3 su bardağı toz şeker
  • 1 adet büyük boy limon

Yapılışı:

1. Çilekleri istediğiniz büyüklükte doğrayın (ya da bütün kullanın, zevkinize bağlı) tencereye koyun ve orta ateşte tencerenin kapağı aralık olarak 7 dakika kaynatın. Zamanı, kaynamaya başladıktan sonra tutacaksınız.

2. Çilekler sulanmış olacak ve toz şekeri ekleyin. 2-3 kere tahta kaşıkla karıştırarak şekeri yedirin. Kaynamaya başladıktan sonra 21 dakika kaynatın.

3. Limonu sıkın ve kaynamakta olan reçele ilave edin. 1-2 kere karıştırın ve 4 dakika kaynatın.

4. Kavanozlara doldurun ve afiyet olsun ;)

Not: Bu yöntemle yapılan reçeller kendi sularını salarak piştiği için, klasik su konularak yapılan reçellerden daha aromatik oluyor. Meyvelerin tadını ve kokusunu damağınızda yoğun biçimde hissediyorsunuz.

Afiyet olsun…