Defne'min 1. Doğumgününü Kutladık

defne_dogumgunu.jpg

Kızım 1 yaşında oldu, her yeni annenin dediği gibi bir yıl ne kadar çabuk geçti. Defne’m hergeçen gün yeni bir şeyler öğrenirken ve bunları benimle paylaşmaya başlamışken büyüdüğünü daha da iyi anlıyorum. Tatlı dudaklarından “anne” kelimesini her duyduğumda dünyalar benim oluyor.
Kızımın ilk doğum gününü günler öncesinden planlamışken aniden çıkan ameliyat olayı ve babacığa verdiğim kendimi yormama sözü yüzünden hazırlıklarımı kısa ve öz tuttum. Aile arasında mütevazi bir kutlama gerçekleştirdik. İşte ayrıntılar aşağıda:

defne_pastasi.jpg

Kızımın pastasını katalogta görür görmez çok beğenmiştim. Sade ve şık, ilk bakışta bana masum bir kız çocuğunu hatırlatıyor. İçini muzlu ve parça çikolatalı yaptırdım.

ganajsoslu_muffin.jpg

  • Ganaj Soslu Muffinler (Şeker Hamuru Süslemeli)

yildiz_muffin.jpg

  • Cevizli Çikolatalı Yıldız Muffinler

kanape.jpg

  • Kanapeler

dogumgunu_borek.jpg

  • Peynirli Ve Patatesli Kol Börekleri

dogumgunu_kisir.jpg

  • Kısır
  • Amerikan Salatası (fotoğrafını çekmeyi unutmuşum)

Bayram

tebrik_karti.jpg

Bayram kutlaması, biraz geç oldu ama inşallah sevdiklerinizle mutlu bir bayram geçirmişsinizdir. Bizim çekirdek aile olarak bayramımız ziyaretler, arkadaş buluşmaları, evde dinlenerek ve Defne kuzusuyla ilgilenerek geçti.

Not: Fotoğraf Kurban Bayramı için hazırladığım tebrik kartlarına ait. Çocukluğumdan beri kendi yaptığım kartları göndermeyi seviyorum. ;)

Laparoskopik Kolesistektomi Oldum, Bitti! İyileştim!

cicek.jpg

Öncelikle hastaneye ziyaretime gelen, telefon açan, e-posta gönderen, yorum yazan ve beni mutlu eden dostlarıma, arkadaşlarıma, okuyucularıma sonsuz teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız, ne güzelsiniz €¦

İyileşene kadar siteye yazamadım, denedim ama olmadı. Defne €™ye, onu kucağıma alamayacağımı anlatıp, bilgisayarı kucağıma alınca kıyameti kopardı. Bende iyileşene kadar bekledim ve uzun uzun yazdım.

€œDoktorumdan sadece su, komposto, reçel, bebek bisküvisi ve ekmek yiyerek beslenme koşuluyla izin aldığım 2 günün sonunda ameliyat günü gelmişti. Bu şekilde beslenmemin nedeni midemin safra salgısına ihtiyaç duymayarak, ağrımın ilk günkü gibi kriz seviyesine ulaşmasını engellemekti. Aksi takdirde o seviyeye ulaşırsa gece-gündüz saat kaç olursa olsun acil ameliyata girecektim. Safra kesemin patlama ihtimali vardı. Allahtan ağrım öyle bir zamanda baş göstermiş ki, safra kesesi vücuduma zarar verecek duruma gelmeden sinyallerini vermiş. Doğumdan sonra çoğu bayanın başına gelen bir durummuş. Hormon seviyelerinin safra sıvısındaki maddelerin dengesini değiştirmesiyle taşlar oluşuyormuş. En tehlikeli durum da benimki gibi taşlar 4-6 mm büyüklüğünde çok ve kriz şeklinde gelen ağrılı durummuş. Doktorumu dinleyerek ve genelde aç kalarak 2 günü geçirdim. Bu 2 günde en çok ihtiyaçım olan kendimi ameliyat psikolojisine hazırlamaktı. Her ne kadar da sık yapılan bir operasyon olsa da, başlangıcı ve sonu bütün ameliyatlarda uygulanan prosedürlerin aynısıydı. Bayılacağım €¦ €¦ €¦ €¦.ayılacağım. Arada operasyon ;) Şimdi söylemesi kolay geliyor. Acile kaldırıldığım ilk gece nöbetçi doktorun €œameliyat olmalısın € demesinden sonra bir umut sabahı bekleyip doktoruma görünerek belki ameliyat olmama şansım vardır diye düşünerek kendimi rahatlatmıştım. Ama doktorum ultrason görüntüsüne bakarak €œHülyacım hemen ameliyat olmalısın € dediğinde gözlerimden inciler süzülüverdi. €œAaa böyle duygusal olma, ağrılarından kurtulacaksın ve kızının sana ihtiyacı var € diyerek beni rahatlatmaya çalışması; ayrıca en ince ayrıntısına kadar hastalığımın sebepleri, sonuçları, ameliyat sırasında neler yapılacağını, sonrasında hayatıma nasıl devam edeceğim hakkında kafamda en ufak bir soru işareti bırakmamacasına yaptığı açıklamalar, çizimler J çok rahatlatıcı ve bilgilendiriciydi. Hatta sık sık babacıkla bana €œböyle dinleyen bulunca anlatırım da anlatırım € diyerek tıp ilmine dalarak geçen bir muayene oldu. Safra kesesi taşları kalsiyum kaynaklı taşlar olmadığı için (pigment, kolesterol kaynaklı) röntgenle belli olmuyormuş. Sadece ultrasonla teşhis edilebiliyormuş. Wikipedia €™da güzel açıklamışlar, bilgi edinmek isteyenler bakabilir.
Ameliyat sabahı annem €œHülya ben evde duramayacağım, çok merak ederim seni, deli olurum burada € deyince; €œ Bende Defne €™mle mümkün olduğunca birlikte olmak istiyorum € diye karşılık verince hep beraber sabah hastaneye geldik. Bizden sonra kayınannem ve kayınbabam da geldiler. Saat 09:30 €™da ameliyat olacağım için yatışım bir gün önceden yapılmıştı. Ama oda akşamüzeri boşalacağı için eve gelmek daha mantıklı oldu. Odama yerleştik, Defne €™m kahvaltısını yaptı benim dışımda herkes heyecanlı, bana ilahi bir sakinlik geldi J Anestezi uzmanı Dr. Kutay Bey geldi.
-Bak sakin olduğuna emin misin? Sakinleştirici verebilirim.
-Eminim, yok istemiyorum.
-Ciddi misin?
-Ciddiyim, gerçekten.
-Tamam ameliyat saatine kadar heyecan olursa haberim olsun.
Şeklinde bir diyalogtan sonra, Defne €™mle oyun oynamaya başladık. Hoppidi, hoppidi yaparken. Doktorum girdi odaya.
-Ooo hasta olan sen misin? Diğerleri mi?
-Benimmmm.
-Hiç belli olmuyor J
Şeklinde moral depoladıktan sonra Sevinç hemşire ameliyat önlüğünü getirdi. 10 dakika sonra beni almaya geleceklerini söyledi.
Hazırlandım ve beklemeye başladım. Tabi önlüğü görünce annemin falan yüzü düştü. O yavrusu için bende yavrum için endişeleniyordum. Ameliyat psikolojisi gerçekten zor, özellikle de yeni anne olan ben için; ya uyanmazsam, ya aksilik olursa gibi soruları düşünürken doktorumun beni rahatlatan cümleleri imdadıma yetişiyordu. Ona güveniyordum. Kendime her şeyin iyi gideceği konusunda telkin verdim. Allah €™a dua ettim ve beni almaya gelen sedyeye uzandım. Defne €™m kahvaltı sonrası şekerlemesini yapıyordu. Onun kokusunu sonuna kadar içime çekerek vedalaştım. Annemi öptüm (annem ağlıyor, susması imkansız), Derya, babacık ve kayınannemlerle vedalaştıktan sonra ameliyathaneye doğru yola çıktık. Annem hemşireye €œGelebilir miyiz? Deyince hep beraber asansöre bindik. Derya Defne €™mle odada kaldı. Ben o ara gözyaşlarıma hakim olamadım. Annem elimi sımsıkı tuttu.
Ameliyathaneye girdikten sonra kalabalık bir grupla karşılaştım. Önce son hazırlıklar için beni yoğun bakıma aldılar. 10 dakika sonra €œHülya Işık, Lap Kese, 4 numaralı ameliyathane € diye bir hemşire seslendi. Ameliyathaneye geçtik. İçerisi çok ışıklı, soğuk ve kalabalıktı. Anestezi uzmanı geldi hemen €œmerhaba, bak sabah ki gibi sakin misin? Diyerek beni kontrol etti. Doktorum €œsana ameliyathaneyi tanıtayım, diye birkaç aleti ve ameliyat sırasında seni buradan izleyeceğim € diye ekranları anlattı ;) Hemşirelerle merhabalaştık. Derken hemşire şırıngayı elimin üzerine yerleştirdi ve doktoruma €œVerelim mi? Hocam € diye sordu. Doktorum da €œTamam € dedi. Ben hemşirenin ilacı enjekte etmesine baktım ve 1 saniye sonra €œGidiyorum € dedim ve sonrasını hatırlamıyorum J 2 saat 10 dakika sonra;
- Hülya Hanım iyi misiniz? Dediklerini duydum ve gözlerimi açmaya çalıştım.
- Midem çok ağrıyor.
- Mideniz değil, ameliyat yeriniz.
- Tamam o zaman orası ağrıyor.
Derken ağrı kesicilerin verilmesiyle biraz rahatlıyorum. Uyandığım an öyle tatlı bir duygu hissettim ki, sanki saatlerce çok rahat bir şekilde uyumuşum ve uyanıyorum. Ağrıyla ve ameliyat kelimesini duyduğumda öncesini hatırladım. Yoğun bakımdan çıktığımda kapıda annemin elimi tutup hüzünle karışık şefkatli sesiyle €œYavrum € dediğinde acılarımı unutuverdim. Babacık da €œGeçti canım € dediğinde sevdiklerimin yanımda olması huzur verdi. Odada Defne böceği ile teyzesi beni bekliyordu. Kızım hemen ellerini uzatıp bana dokunmak istedi, bende parmaklarını öptüm. Defne her zaman elini uzatır bende işaret parmağını emerim, €œHımm, çok tatlıymış € derim. O da oyununa devam eder. Gene öyle yaptık ;)
Derya ve babacık hastanede benimle ilgilendiler. 2 gün hastanede kaldıktan sonra eve geçtim. Safra kesesi yokluğunda doktorum vücudumun adapte olması için 1 ay yağsız/az yağlı beslenmem gerektiğini söyledi. Ondan sonra eskisi gibi beslenmeye devam edeceğim. Ayrıca Defne €™yi ilk 2 hafta hiç kucağıma almayacağım. Ondan sonraki günler yavaş yavaş alacağım. Defne bu durur mu? Sürekli kucağıma gelmek isteyip durdu. Bende ona elimin üzerindeki küçük bantı gösterip €œbu uff geçsin seni kucağıma alacağım € dedim. Bir gün ben uzanırken emekleyerek yanıma gelip, elimin üzerindeki bandı parmağıyla çıkarmaya çalıştı. Minik bızdığım bir an önce iyileşmemi istedi. Her sabah beşiğinden kafasını uzatıp, benim yattığım yatağa bakıp sonra uyumaya devam etti.
2 haftalık raporum bittiğinde işe geri döndüm. Her ne kadar kapalı ameliyat tabir edilen cinsten olduysam da karın bölgemde 4 yerde kesi var. Dikiş yerlerim ve iç dikişler 2-3 ay daha acıyabilirmiş. Tamamen eski halime dönmem 7-8 ayı bulurmuş. Hayırlısı olsun, önemli olan ağrılarımdan kurtulup sağlığıma ve sevdiklerime kavuşmuş olmam. Bunda emeği büyük olan Prof. Dr. Reşit İnceoğlu, yardımcısı Uzm. Dr. Tuna Yıldırım, anestezi ekibinin başı Uzm. Dr. Kutay Çolakoğlu, hemşirelerim Sevinç ve Mahir €™e teşekkür ederim ;) €œ