Cumartesi akşamı başlayan ve acillerde dindirilemeyen mide ağrımı, 7 Kasım 2008 Cuma günü, doktorum Prof. Dr. Reşit İnceoğlu safra kesesi ameliyatı yaparak dindirecek. Hayırlısı olsun…
İnsanın küçük bir kızı olunca, bu işler gerçekten çok zor oluyormuş. Pazar günü sabaha karşı acil serviste teşhis konulduğunda “hemen ameliyata almamız gerekiyor” dediklerinde “olmazzzz” diye feryadı basıp, -kendi isteğimle çıktım- dilekçesini bir çırpıda imzaladım. Defne böceğim aklımda eve dönerken doktorumu aradım ve muayeneye gittik. Ultrason sonuçlarımı görünce o da “hemen ameliyat Hülyacık” deyince napalım, o acıları tekrar çekmektense kurtulayım dedim. Hayatımda ilk kez anestezi olacağım… Bakalım nasıl olacak?
Dualarınızı ve iyi dileklerinizi eksik etmeyin. Tekrar görüşmek dileğiyle, sevgiler…
Defne’mi anneannesinin kollarına bırakıp, 9 ay sonra çalışma hayatına geri döndüm. Burnumda Defne’min kokusu çalışmaya alışıyorum….
Defne’li, doğayla, dostlarla, annemle beraber uzun soluklu ve huzurlu tatilimiz sona erdi. Biz evimize döndük. Döndük ve sıcakların etkisini minimuma indirmeye çalışıyoruz. Gidişimiz çok acele oldu. Defne’min Temmuz ayının başında doktor kontrolü vardı. Doktorumuzdan herzamanki gibi ilk randevuyu kaparak, kontrolümüzü yaptırıp, aşımızı olduktan sonra aynı gün babacık, anneannecik, Derya’cık hep beraber yola koyulduk. Silivri’de ormanın içinde bulunan evimize geldik. Giderken Defne’min tepkilerini merak ediyorduk ama canım kızım bizi hiç üzmedi. Hatta kimseyi yabancılamaması, bizi şaşırttı
Havanın her daim serin olması onu çok rahatlattı. Hayvanları görüp şaşırdı, doğayla tanıştı. Annemin kurduğu salıncakta bütün gün sallandı. Babacık ve Derya’cık da haftasonları ve izinli oldukları günler yanımıza geldiler.
Bu arada yazmadan geçemeyeceğim, sizleri çok özlemişim; tatilde bilgisayarım yanımdaydı ama internetim yoktu. Boş durmadım sizler için güzel tarifler, fotoğraflar ve yazılar biriktirdim. Hepsini paylaşmak için sabırsızlanıyorum.
Hepinize sevgiler…






